Çok soğuk veya çok sıcak; ısı değişiminin fazla olduğu ortam, fizyolojik fonksiyonlarımızda ciddi değişiklikler yapar. Verimliliği azaltır, konsantrasyonu düşürür. Isıyı kazanma veya kaybetme yönünde birtakım mekanizmaların devreye girmesiyle vücut uyum sağlamaya çalışır.
Yaz aylarında fizyolojik dengeleme mekanizmaları terleme yoluyla ısıyı vücuttan uzaklaştırır, vücut sıcaklığını 36.5 derece dolayında sabit tutmaya çalışır. Acıbadem Kocaeli Hastanesi Başhekimi ve Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mustafa İdiz, normal oda ısısı dediğimiz 20 derecenin, sağlık için en uygun koşul olduğunu söylüyor.
Sıcak havaların zemin hazırladığı bazı sorunlar var. Sıcak bitkinliği, sıcak krampı ve sıcak çarpması gibi. Bu rahatsızlıklar, sıcak havalarda insanların şuurunda bulanmaya kadar gidebiliyor. İş yapma isteğinde azalma, halsizlik hissediliyor. Aşırı sıvı kaybıyla birlikte bir takım minerallerin de eksilmesiyle, ileri derecede güçsüzlüğe varan, hatta hastayı komaya sokan tablolara zemin hazırlayabiliyor.
KLİMATİZE EDİLMİŞ ORTAMLARDA BULUNUN
Kalp - Damar Cerrahisi Uzmanı Mustafa İdiz, sıcak çarpmasını önlemek için şu önerilerde bulunuyor: Klimatize edilmiş ortamlarda bulunun ve doğrudan güneş ışığından uzak durun. Sıcaklığı ve nemi kontrollü ortamlarda bulunmayı tercih edin. Eğer güneşe çıkmak zorundaysanız şapka, gözlük ya da şemsiye kullanın. Risk grubundaysanız (65 yaş üstü, kronik hastalığı bulunan, hamile, çocuk vs.) güneşin dik geldiği saatlerde dışarı çıkmayın. Terlemeyle birlikte sıvı da kaybedildiği için yaz aylarında her zamankinden daha fazla sıvı alın. Özellikle de su için.
TANSİYON VE KALP HASTALARI BİRAZ DAHA DİKKATLİ OLMALI
Terlemeyle sıvı kaybettiğiniz zaman beraberinde aynı oranda sodyum kaybetmiyorsunuz. Sodyum yüksekliğiyle beraber tansiyonunuz daha kontrolsüz hale geliyor. Tansiyonunuz daha yüksek seyirlere çıkıyor. İlaçların etkinliği düşebiliyor. Tansiyonu yükselen bir hastanın kalp rahatsızlığı varsa, bu durum kalbin iş gücünü artırıyor. Op. Dr. İdiz, “Su kaybetmiş hastada damar içindeki kan miktarı azaldığı için kalp rahatsızlığı artar. Nisbi nemdeki artışlar, solunum rahatsızlığı olan hastalar için ciddi risk yaratır. Yaşlı hastalar özellikle vücutlarındaki su rezervi düştüğü için riskli grupta. Elektrolit dengelerini sağlamak daha zor” diyor.
Rahat uykuya klima desteği
Yaz aylarında, özellikle sıcak ve rutubetli gecelerde, uyumak bazen olanaksız oluyor. Bunaltıcı havalarda rahat bir uyku için önlem almak mümkün. Klima bunlardan biri. Klimalar dikkatli kullanılmaları halinde hasta etmiyor, konfor düzeyini önemli ölçüde artırıyor. İnsanın vücut ısısı, gün içinde küçük de olsa düzenli bir dalgalanma gösteriyor. Akşama doğru biraz artıyor, uykuda azalıyor, sabaha karşı tekrar artmaya başlıyor. Üstümüz açık olarak, klimalı bir odada akşam rahatça uyuduktan sonra sabaha karşı üşüyerek uyanmamızın nedeni, aslında odanın değil içimizin soğumuş olması. Pek çok memeli hayvan gibi biz de vücut ısımızı oldukça dar bir aralıkta, 0.5 - 1.5 derecelik bir pay içinde tutmak zorundayız. Vücut ısımız 40 derecenin üstüne çıkmışsa çok hastayız demektir, 35’e inmişse donmak üzereyiz.
SICAK VE RUTUBETLİ GÜNLERDE UYUMA REHBERİ
Mümkün olduğunca havadar yerde uyuyun. Sıcağa hassas kimselerin yatak odalarında klima kullanmayı değerlendirmeleri yerinde olur. Özellikle yaşlıların, kalp, tansiyon, ciğer hastalıkları olanların, kilolu kişilerin vücutlarını tam destekleyen, vücudun ağırlık noktalarına özel destek sağlayan rahat şiltelerde yatması uyku kalitesini artırır. İnsanların en az giysileri, ayakkabıları kadar kullandıkları yastıklar da dikkatle seçilmeli. Boynun doğal eğriliğini destekleyen ama çenenin öne doğru bükülmesine yol açmayan yastıkları seçin. Çarşaf, yastık kılıfı ve pikelerin pamuklu olması şart. Özellikle yastıkların dolgu maddelerinin hava akımına izin veren doğal veya bu iş için özel üretilmiş sentetik maddelerden olmasına dikkat edilmeli. Yaz gecelerinde yenen yemeklere dikkat. Her şeyden önce, son öğünle yatma saati arasına en az 3 saat koymalı. Bu, midenin boşalmasına fırsat vermek, yatınca rahat nefes almak ve kalp üstündeki basıncı azaltmak açısından önemli.
Bunları ihmal etmeyin
Klimaların hava kanatlarının, oturulan ya da yatılan yere direkt yönlendirilmemesi önemli. Bir diğer önlem, filtreleri belli aralıklarla temizlemek. Ev, otel gibi ortamlarda filtreler ilkbahar ve sonbahar olmak üzere yılda 2 defa, ofis ve işyerleri gibi daha kalabalık ortamlarda ise 3 ayda bir temizlenmeli veya değiştirilmeli. Klima ekipmanına elektrostatik veya hepa filtreler eklenmesi, havadaki alerjenlerin temizlenmesine yardımcı olur. İnsan sağlığı için sıcaklığın 20-25 derece, nemin yüzde 45-60 olması ideal. Konforlu bir ortam için klimanın yazın 20-21 derece, kış aylarında ise 27-28 derece olarak ayarlanması uygun. Burun, sinüs ve akciğer hastalarının çok uzun süre klimalı ortamda kalmamaları ve klima bakımlarını ihmal etmemeleri sağlık açısından son derece önemli.
Kaynak:Hürriyet Gazetesi |